Ağız Ve Diş Sağlığı, Sağlıklı Dişler İçin Neler Yapmalı?

Ağız Ve Diş Sağlığı, Sağlıklı Dişler İçin Neler Yapmalı?
Ağız Ve Diş Sağlığı, Sağlıklı Dişler İçin Neler Yapmalı?

Diş ve diş eti hastalıkları, Türkiye’ de en önemli sağlık sorunlarındandır. Hayati unsurları, direkt olarak etkilemediğinden bu rahatsızlıklar fazla önemsenmez. Ağız sindirim siteminin ilk organıdır. Ağızdaki olumsuzluklar, sindirim sisteminde problemlere neden olur. Ağzımızda bulunan dişlerin, aldığımız yiyecekleri parçalama, öğütme gibi görevleri vardır. Aynı zamanda konuşma ve görünüm konusunda da etkileri vardır.

Dişler, küçüklükten itibaren süt dişleri olarak çıkar. Zamanla büyüdükçe yerini kalıcı dişler alır. Ağız ve dişerin sağlığında en önemli rahatsızlıklar, diş çürümesi ve diş eti iltihaplanmasıdır. Diş sağlığının bozulması vücutta bulunan diğer organları da etkiler. Bu rahatsızlık, önemsenmediği zaman kalp, böbrek ve eklemlerde önemli sağlık sıkıntılarına yol açar.

Diş Çürümesi ve Çürükler, Nedenleri ve Tedavisi

 

Dişlerde çürüklerin oluşumunda çeşitli nedenler vardır: Diş yüzeyinin duyarlı olması, mikroorganizmaların oluşumu için ağızda kalan yiyecek artıkları ve şekerli besinlerdir. Eğer dişler, düzenli olarak fırçalanırsa ve dişlerin bakımına özen gösterilirse, dişlerde her hangi bir çürük oluşumu olmaz. Dişin ağrımaması, dişlerde çürük olmadığı anlamına gelmez. Dişlerde ağrı olması için, dişlerde bulunan çürüğün çok fazla ilerlemiş olması gerekmektedir. Dişlerde çürüklerin erken fark edilmesi, dişlerin zarar görmesini engeller.

  • Diş eti:

Diş eti rahatsızlıkları, ağız sağlığı ve vücut sağlığı açısından önemli bir rahatsızlıktır. Diş eti rahatsızlıkları, ağız kokusuna neden olabilir. Diş eti kanamalarında, diş doktoruna göstermek gerekir. Tedavisi geciktirilen diş eti rahatsızlıkları, çene kemiğinin iltihaplanmasına yol açar.

  • Ağız ve diş sağlığı koruması:

Diş rahatsızlıkları, diş sağlığının korunması için erken tanı çok önemlidir. Bu sebepten dolayı 1 senede en az 2 kere diş hekimine kontrol ettirilmelidir. Dişleri düzenli fırçalama, ağız ve diş sağlığının korunmasında, en önemli etkendir. Dişlerde gelişim bozuklukları olduğunda diş hekiminden mutlak olarak yardım alınmalıdır.

  • Diş Sağlığı İçin

Yaz aylarında vazgeçemediğimiz soğuk asitli içecekler ve bunaltıcı havalarda serinlemek için tükettiğimiz dondurmalar dişlerimizi olumsuz etkileyebilir.

 Dış sağlığı için dikkat edilmesi gereken noktalar?

  1. Soğuk ve Sıcak içeceklere fazla yüklenmememiz gerekir;

 Sıcak ve Soğuk yiyecek ve içeceklerde dişlerimize zarar vermemiz yüksek açıdadır.

 Örneğin dondurma yerken dondurmayı ısırarak yediğimizde bazı kişilerin dişleri ağrı yapmaz iken çoğunluğumuzun dişleri ağır maya başlar.

Diş Hassasiyetinin Nedenleri

  • Dişlerinizi fırçalarken sert fırçalar kullanmak ( diş minelerine zarar verir )
  • Diş etinizin çekilmesi
  • Diş etinizde bulunan mikroplar organizmalar
  • Dişlerinizi birbirine sürtme ( diş gıcırdatma )
  • Dişlerimizde oluşan taşlanmalar ( diş taşları )
  • Hassas olup kırılan dişlerimiz ( kırılan dişler )

Bol miktarda asit bulunan soğuk içecekler (Kola, Gazoz, Soda) değinen Diş Hekimleri, ayrıca greyfurt portakal ve limon un da asitli meyveler olduğunu hatırlatarak bunları fazla tüketen insanların (kişilerin) dişlerine zarar vereceğini belirtti. Asitli yiyecek ve içeceklerden diş mineleri zarar görmektedir.

Ağrıları önlemenin yöntemleri mevcuttur ve bunlar nedir?

Diş ağrılarına karşı öncelikle ağız sağlığına önem vermeniz gerektiğini vurgulayan doktorlar yumuşak kıllı fırça kullanmanın ve yağlı abur cuburdan uzak durmanın diş ağrılarını önemli ölçüde azalttığını ifade etti.

Günümüzdeki doktorlar diş hassasiyeti yaşayanlar için Flor maddeli diş bakım ürünleri ve hassas dişler için yapılmış diş macunlarını önerdi.

Peki, bu diş ağrılarından tamamı ile kurtulmak mümkün müdür?

Diş Hekimi Doktor Kışlaoğlu, dişlerinizde ağrılarınız varsa doktorunuzun açığa çıkmış ve diş ağrılarına sebep olabilecek diş kökü yüzeylerini izole edip "Floridli Verniklerle" (Diş Macunu içeriğinde bulunur) kök yüzeylerini temizleyip iyileştirebileceğini ve dişin yok olan tabakalarının yerine dolgu maddeleri ile yenileme yapabileceğini belirtti. Dişlerimizi sağlıklı doktorunuzun önerdiği diş macununu kullanarak fırçalamanız dişleriniz deki tortuları ve mikropları yok ederek yenilenmesini sağlayacaktır.

Dişe Zarar Veren

Sağlıklı dişlere sahip olmak herkes için çok önemli bir husustur. Günde iki kere dişleri fırçalamak, diş ipi kullanmak, kaliteli diş macunu ve diş bakım ürünü kullanmak ayrıca diş doktorlarına düzenli olarak gidip muayene olmak, diş sağlığı için çok önemlidir. Sağlıklı dişlere sahip olmak için asitten uzak durulmalıdır çünkü uzmanlara göre dişe zarar veren şeylerden biri asittir. Hemen hemen her yiyecek ve içeceğin içinde asit bulunmaktadır.

Peki dişlerimize zararlı besinler nelerdir?

  • Diş sağlığını tehdit eden en büyük maddelerden birisi sigaradır. Dişleri sarartır ve diş etlerine zarar verir. Ayrıca ağız kokusuna neden olur.
  • Meyve suyularının pH değeri düşük olduğu için dişlere çok zararlıdır.
  • Kola içinde bulundurduğu çeşitli asitlerle dişlere zarar verir.
  • Enerji içeceği de içinde bol miktarda şeker ve asit bulundurduğu için dişlere zararlıdır.
  • Dişlerimize kolayca yapışan, yapışkan şekerli gıdalar da dişlere aşırı zararlıdır. Diş minesine yapışarak dişe daha çok zarar verir. Lokum, jelibon bunlara örnektir.
  • Ağızda fındık kırmak, sert yiyecek yemek ve buz çiğnemek dişleri kırıp, zarar verebilir.
  • Cipslerde dişler için zararlıdır. Dişlerin arasında kalarak yapışabilir. Böylece dişlerin çürümesi kolaylaşır.
  • Turşu da asitli yiyeceklerden birisidir. Aşırı fazla turşu yedikten sonra, ağız suyla yıkanmalı veya bir bardak su içilmelidir.
  • Turunçgiller yani portakal, limon, mandalina çok fazla asit içerir. Bu sebeple bu meyveler de dişlere zarar verebilir.
  • Dişleri bembeyaz yapan karbonatla diş fırçalarken yavaş ve sakin olunmalıdır. Sert bir şekilde fırçalanılırsa diş mineleri zarar görüp çizilebilir.

Ağız ve diş sağlığı için bu besinler tüketildikten sonra, ağız çalkalanmalı ve yıkanmalıdır. Dişler yiyecekleri öğütmemize yaradığı için çok önemlidir. Sağlıklı dişler için günde iki kez dişler mutlaka fırçalanmalı ve ağız temizliği yapılmalıdır.

Diş Tedavisi

İster ergen olun ister genç herkes hayatında bir kere diş hekimine gitmiştir. Ülkemizde hemen hemen herkes diş tedavisine gitmektedir. Diş sorunları toplumda sık görülen önemli bir sağlık sorunudur. Bu sorun nedeniyle diş hekimine gitmekten kaçınmakta olan hastalarda ağrı sızı artmakta ve tedavi gecikmektedir.

Küçük bir çürükten kaynaklanan ağrı ufak bir dolgu ile geçecekken erteleme nedeni ile dolgu işlemi ile kurtarılacak çürük büyümekte ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açmaktadır.

Diş çürükleri ve ağrıları bize çok zarar vermedikçe, ağrılarla günlük yaşantımızı alt üst etmedikçe ertelediğimiz bir sağlık sorunudur. Vücudun birçok organına zararı olan diş eti hastalıkları ve diş çürükleri zaman geçirilmeden tedavi edilmelidir.

Artık günümüzde dış tedavisi için uygulanan teknolojik cihazlar ve uyuşturucular mevcuttur. Birçok kişi ağrı sızı duymadan tedavi olabilmekte ve diş hekimi korkusu yaşamamaktadır. Tedavide uygulanan tıbbi işlemler daha güvenli ve daha hijyen olmuştur. Ülkemizde de diş hekimliği konusunda daha çok üniversite öğrenci yetiştirmekte ve diş hekimi açığının kapatılması için fayda sağlamaktadır.

Diş sorunu yaşayan bazı kimselerde kalp çarpıntısı ve mide bulantısı görülmektedir. Diş hekimi korkusu artan kişilerde tedavi ertelenmiş olur ve ağrılar iltihaplar artar ve bu da tedavinin daha da güçleşmesine neden olur. Diş tedavisine gelen kişiler hastaneye girdiğinde endişe ve tereddüt içerisinde girer ve korkuludur. Doktor ile görüşme esnasında kalp atışları hızlanır yüzü kızarır.

Diş tedavisine gidecek kişilere tavsiyeler

  • Diş hekimi tercihinizi yaparken kendinizi rahat ve güvende hissedebileceğiniz birini seçiniz.
  • İşlem yaptırmadan önce gittiğiniz diş merkezini tanıyıp incelemek, hijyen mi değil mi ortamı görmek de sizi rahatlatacaktır.
  • Tedaviye başlamadan diş hekiminize korkularınızdan bahsederseniz neden ve niçin korktuğunuzu anlatırsanız diş hekiminiz sizi anlayacaktır.
  • Diş hekimi kontrollerine düzenli olarak gitmeye özen gösteriniz.

Diş Ağrısı Nasıl Geçer?

Dişin çok ağrıdığı zamanlarda, evde yapılacak diş ağrısı için bazı ağrı azaltıcı yöntemler bulunur. Ağrıyan dişlerin arasında bulunan artıkları temizlemek için düzgün şekilde fırçalamak ile başlanabilir. Şiddetli şekilde diş ağrısı çekenler de belirli bir süre sonra bir uykusuzluk ve yorgunluk görülür. Bununla birlikte baş ağrısı da görülebilir. Dış ağrısı nasıl geçer sorusuna karşılık olarak birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır.

Diş ağrısı geçmek için neler yapılmalıdır?

  • Karanfil yağı ya da karanfil tohumu uygulayarak doğal anestezi işlemi yapılabilir. Karanfil tohumunun ağrıyan dişlerin üzerine belli bir süre bekledikten sonra bölgenin uyuşması ve orada oluşan ağrıların kesilmesi sağlanabilir. Satılan karanfil yağını alıp belli bir küçük pamuk top haline getirildi ve üzerinde karanfil yağı emdirilerek ağrıyan dişlere bastırılır. Belirli bir süre sonra karanfil yağının diş ağrılarını geçirdiği görülecektir.
  • Az sirkeli ve bol tuzlu su kullanmak amacıyla dişleri rahatlatmak için gargara yapılır ve sürekli çalkalanmalıdır. Tuzlu su ağzın temiz kalmasını sağlayan yardımcı etkendir.
  • Suyun içerisine karabiber atarak aynı şekilde ağza gargara yapılır bu da rahatlama açısından çok faydalıdır.
  • Soğan suyu ile gargara yapmak doğal çözümlerden birisidir. Soğan suyu ağrıyan bölgeye uygulandığı zaman bakterileri öldürmede fayda sağlamaktadır. Ezilmiş sarımsağı dişlere uygulayarak bakterilerin yok olmasını sağlayacaktır.
  • Bu durumda dişleri fırçalayıp tüm ağzı temizlemek çok önem taşır. Bu, ağzını bakterili ve asitli ortamını hafifletecektir.
  • Evde doğal yöntemler arasında zerdeçal uygulaması ile diş ağrılarını dindirmekte yardımcı olur. Zerdeçalı su ile karıştırıp küçük bir hamur elde ettikten sonra ağrıyan dişlerin ü zerine uygulanırsa zerdeçal bitkisini antiseptik özelliğinden faydalanmış olunur.
  • Diş ağrılarını hafifletme açısından doktora gidene kadar bu yöntemleri deneyip ya da diş ilacı kullanmak çok faydalıdır.

Diş Ağrısının Tedavisi

Diş ağrısının tedavisi için öncelikle ağrının neden kaynaklandığı bulunmalı. Tabi ki tüm tedaviler doktor tarafından yapılmalı ancak bazı durumlarda doktora ulaşmak sıkıntılı olabileceğinden alternatif yöntemler gelişmiştir. Ağrının neden kaynaklandığı anlaşılmışsa eğer dış ağrısının tedavisi başlayabilir.

İlk tedavi yöntemi ağzı önce hafif ılık bir suyla çalkalamak ardından tuzlu su ile çalkalamak. Bu dış ağrısının tedavisi yöntemi diş arasına girmiş olabilecek her türlü yemek artığını temizleyecektir. Bu durumda eğer yemek artıklarından kaynaklanan bir ağrı varsa kısa sürede sona erecektir. Tuzlu su ile ağzı çalkalamak tüm mikroplardan da arındıracaktır. Bu yönetme ilave bir yöntem ise bir diş sarımsağı ortadan ikiye bölerek ağrıyan dişin üzerine tutmaktır. Sarımsağın içerisindeki aktioksidanlar sayesinde apseleri kurutur. Ağrıyı dindirme özelliğine de sahiptir. Kesinlikle kimyasal ilaçların diş üzerine tutmak yada sıkıştırmak çok tehlikeli bir harekettir. Dış ağrısının tedavisi için yine ağrıyan dişin üzerine karanfil konulabilir, buda ağrının geçmesinde etkili bir faktördür.

Diş Ağrılarında Yapılmaması Gerekenler

Diş ağrısı tedavisinde genel olarak insanlar ağrıyan dişin üzerine buz koyarlar ancak bu çok kısa bir süre uyuşukluk sağlayacaktır ve başka bir etki göstermeyecektir. Dış ağrısının tedavisi için buz kullanılabilir ancak sadece yanağın dışından apseli kısmın şişliğini azaltmak için olabilir. Dişin üzerine kesinlikle buz konulmamalı aksi takdirde buz iyice sızlatabilir. Yine çok yapılan yanlışlardan biriside ağrıyan dişin üzerine alkol dökmek ya da pamukla sürmek. Evet, anlık uyuşturma için iyidir belki kısa süreliğine ağrı yapan bölgeyi uyuşturduğu için ağrı ve acı hissetmeyeceksiniz ancak sonrasında bölgeyi tahriş etmesinden dolayı daha fazla ağrı ile karşılaşabilirsiniz.

Ağrının şiddeti ne olursa olsun, kendinizi ne kadar iyi tanırsanız tanıyın yukarıdaki işlemleri uygulamadan önce bir diş hekimine başvurmalısınız.

Dışleri Beyazlatma

Birçok kişi bembeyaz dişleri olsun gülünce inci gibi gözüksün ister. Düzenli bir şekilde sabah akşam fırçalamak diş ve iş eti sağlığı için tabi çok iyi bir yöntem fakat bazen sadece fırçalamak yeterli gelmiyor.

Evde rahatlıkla uygulayabileceğiniz 5 diş beyazlatma yöntemi!

Fakat ilk önce belirtmek gerekir ki bembeyaz kar gibi dişlerin olması mümkün değil, eğer o kadar bir beyazlık istiyorsanız dişçilerde hekimlerin uyguladığı estetik diş beyazlatma operasyonuna başvurmanız gerekebilir. Burada önerilen yöntemleri evde bulanan malzemelerle kolaylıkla hazırlayıp rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

1.Yöntem KARBONAT: Karbonat doğal bir renk açma özelliğine sahiptir. Dişlerinizi fırçalamadan önce diş fırçanıza diş macununuzu sürdükten sonra üzerine birazcık karbonat döküp dişlerinizi o şekilde fırçalarsanız beyazlık etkisini direk görmeniz mümkün veya sadece ıslak diş fırçanıza da karbonat döküp dişlerinizi fırçalaya bilirsiniz. Haftada 1-2 kere uygulayabilirsiniz.

2.Yöntem MUZ KABUĞU: Muz besin değeri yüksek bir meyvedir. İçinde potasyum, magnezyum manganez gibi zengin içeriklere sahiptir. Dişlerinizi fırçaladıktan sonra muz kabuğunun iç kısmıyla dişlerinizi bir kaç dakika ovun ve temiz bir diş fırçasıyla dişlerinizi fırçalayın.

3.Yöntem BEYAZLATICI DİŞ MACUNLARI: Genel olarak marketler de kolaylıkla bulacağınız beyazlatıcı diş macunları oldukça işe yarar cinsten. Bunun haricinde sigara kullananlara özel olarak hazırlanmış diş macunları da sigara kullanmıyor olsanız bile diş üzerinde ki lekeleri sararmayı daha iyi önlemek amaçlı üretiliyor bu sebeple çok çay kahve tüketiyorsanız da bu tarz diş macunları kullanabilirsiniz.

4. Yöntem ÇİLEK: Çileğin içinde bulunan Malik asit bir meyve asidi çeşididir. Ve bu meyve asidi diş yüzeyinde ki plağı temizliyor. Yarım çileği çatalla iyice ezip püre haline getirdikten sonra diş fırçanıza alıp dişlerinizi 1-2 dakika çilekle fırçalamak. Yalnız içinde asit olduğu için haftada 1-2 defadan fazla uygulamamakta fayda var.

5. Yöntem GLİSERİN: Mikrop kırıcı özelliğe sahip gliserin hem dişleri beyazlatma hemde ağız içerisindeki mikropları temizlemede çok başarılı. Uygulaması da oldukça kolay dişlerinizi fırçaladıktan sonra bir kulak çubuğunu Gliserini batırdıktan sonra dişlerinizin üzerine sürüyorsunuz. Bir kaç denemeden sonra daha beyaz, parlak dişlere şahit olabilirsiniz. Gliserini eczanelerden, aktarlardan ulaşabilirsiniz.

Aynı zaman da dişe zarar veren rengini koyulaştıran şeylerden de uzak durmakta büyük fayda var Çay, Kahve, Sigara gibi.

Çarpık Diş

Dişler, insanın gözlerden sonra hatta bazen gözlerden önce insanın dış görünüşüne doğrudan etki eden en önemli parçalarımızdır.

 "Gülüşüne vuruldum" lafı elbette insan için gurur verici bir tanımlamadır. Peki, Çarpık Dış problemi olan insanlar? İlk tanışmalarda hafif gülüşlerle insanları karşılamak zorunda hissetmek birçok kişinin ortak problemi haline gelmiş durumda. Fırçalama yardımıyla dişlerin daha beyaz bir hale gelmesi sağlanabilirken dişlerin çarpık olması maalesef bu kadar kolay düzelmiyor.

Çarpık Dişin Sebepleri

Çarpık olarak adlandırılan dişler çene kemiğinin dişleri oluşturup gün yüzüne çıkarırken karşılaştığı engellerden kaynaklanabilir. Örneğin bebeklerin uzun süre emzik kullanması, parmağını emmesi, dişlerin yeni çıktığı zamanlarda dille veya diğer dişlerle sürekli hareket ettirilmesi, sürekli ağızdan nefes alıp verilmesi, bebeklerin süt dişlerinin vaktinden önce sökülmesi ve tabii ki en büyük sebep olarak da genetik sebepler.

Çarpık Dişi Önlemek mümkün mü?

Eğer genetik olarak bir diş probleminiz varsa muhakkak bebeğinizi bir hekime götürün. Ayrıca düzenli olarak her 3-6 ay aralığında bir kontrol sizi ilerleyen zamanlarda büyük yüklerden kurtarır.

Çarpık Dişi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Günümüzde tıbbın gelişmesi ve her gelir düzeyi için çözüm üretme çabaları neticesinde farklı tedavi yöntemleri ortaya çıkmıştır.

Dişlerin daha estetik, parlak görünmesi için köprü, protez uygulamaları, kuron veya kaplama yapılmaktadır. Bu yöntemler kısa süre içerisinde sonuç veriyor gibi görünseler de diş çekme, dişin mine tabakasının traşlanması gibi olumsuz etkileri göz önüne alınınca düşünülmesi gereken yöntemler olarak göze çarpmaktadır.

En çok kullanılan ve tavsiye edilen yöntem ise ortodonti tedavisidir. Halk arasında diş teli diye kullanılan bu yöntem, kişilerin kendi dişlerine sadece destek vererek düzenli bir hale gelmesini sağladığı için sağlık açısından da çok yararlıdır. İlk kullanım aşamasında dişlerde şiddetli ağrılar meydana gelmektedir ayrıca görüntü açısından da olumsuz bakılabiliyor. Tedavi sürecinin 1 ile 3 yıl arasında sürüyor olması da kullanacak olanların tereddüt yaşamasına sebebiyet veriyor. Ancak tellerin farklı şekillerde üretilmesi ve tedavi sonucunda sahip olunacak dişler düşünüldüğünde tedavinin kabul edilmesi aşamasında kişilerin olumlu bakabilmelerini sağlamaktadır.

Diş İpi

Diş fırçalama ile dişler tamamıyla temizlenmez. Diş fırçaları diş etlerine zarar vermekte, kanamalara neden olmaktadır. Piyasada bulunan birçok markanın yer aldığı diş macunlarının da içerik bakımından ne denli sıhhatli olduğu tartışmalıdır. Birçok katkı maddelerinin yer aldığı diş eti ve minelerinin zarar görebildiği macun ve fırçalar kişisel bakımına özen gösteren insanlar için tedirginlik yaratmaktadır.

Her ne kadar fırçalamasına rağmen yeterli diş temizliğini sağlayamadığını düşünen kişiler, ikinci bir çözüm olarak diş ipini tercih etmektedirler. Temizlenmeyen diş aralarında oluşacak olan bakteri plağını temizlemenin en iyi yolu diş ipi kullanmaktır. Ülkemizde çok yaygın olarak kullanılmamakla birlikte, bilinçli kişiler bu seçeneği göz ardı etmemektedirler.

Dış ipini doğru teknik ile kullanmamız gerekir. Rastgele diş ipi kullanımı da en az diş fırçası kadar diş etlerine zarar verebilmektedir. Doğru kullanım ile ancak bakteri plağını etkin biçimde temizleyebiliriz. Diş ipini parmaklarımızın arasına almadan, diş ipi kullanmaya başlamadan önce ellerimizin temiz olmasına özen göstermeliyiz. Günlük işlerimizin bitiminde toz ve mikrop yuvası haline gelen ellerimizle direkt olarak diş ipi kullanılmamalıdır.

Diş ipiyle temizlik için 40-45 cm civarında bir diş ipi yeterlidir. İpi kaydırarak dişlerin arasında gezdirmeye dikkat etmeliyiz. Rastgele diş aralarına bastırmak, diş etlerine zarar verebilir, diş eti kanamalarına neden olabilir. Diş ipiyle temizlik yaparken nazik olmalıyız. Dişlerin arka taraflarını da temizleyeme özen göstermeliyiz. Doğru tekniği uyguladığımız zaman başarılı oluruz.

Diş macunlarında olduğu gibi diş iplerinde de seçim yapılabilecek pek çok diş ipi tipi mevcuttur. Hangi ipi seçersek seçelim önemli olan doğru tekniği uygulamak, dişlerin arasında kalan yemek artıklarını ve bakteri plağını en iyi şekilde temizlenmektedir.. Böylelikle ağız sağlığımız korunmuş, temiz dişler ve mutlu gülüşler bizimle olur.

Dış Beyazlatma Tedavisi

Güzel bir gülümseme çok önemli ve dikkat çekici bir unsurdur. Güzel bir gülümsemeyi sağlayan ise beyaz ve sağlıklı görünen dişlerimizdir. Dişlerimizin oluşumu esnasında meydana gelen birçok etmen gülümsememizi de etkiler. Bu etmenler dişlerin oluşumu esnasında oluşan yapısal bozukluklar, anne karnındayken veya çocukken kullandığımız bazı antibiyotik ve ilaçlar, içtiğimiz sulardaki flor miktarı veya yediğimiz içtiğimiz diğer maddeler de diş yapısını etkileyen unsurlardır.

Yediğimiz yemekler içtiğimiz kahve, çay, sigara içerisinde birçok renklendiricinin bulunduğu ve her gün fazlasıyla tükettiğimiz içecekler bunların hepsi uzun yıllar sonunda dişlerin dış yüzeyindeki mine tabakasında biriken renkli organik ve inorganik maddeler dişlerimizin rengini koyulaştıran sebeplerin en başında gelir.

Dış beyazlatma tedavisi; güzel bir gülümsemeye sahip olmak için çeşitli nedenlerle rengi koyulaşmış veya sararmış dişlerimizin eski beyazlığına kavuşması için kişiye özel diş rengini bir kaç ton açmak için kullanılan bir çözümdür.

Dişlerin dış yapısında (mine ve dentin tabakasında) zamanla biriken organik ve inorganik maddeler sonucu renk değişimlerini giderme işlemidir. Bleaching olarak adlandırılan diş beyazlatma yöntemiyle dişler beyazlatılır. Bleaching yöntemi iki ye ayrılır. Birincisi (Office bleaching) diş doktorunuzun yardımıyla yapılan profesyonel beyazlatma. İkincisi (home bleaching) doktorunuzun önerileri doğrultusunda evde gerçekleştirdiğiniz diş beyazlatma.

Uygulanan bu işlemler sonucunda dişler daha önceki durumuna göre sekiz-on tona kadar daha beyaz bir hale gelir.

Office bleaching uygulanış şekli ise şu şekilde gerçekleşir;

Dişleri beyazlatmak için kullanılan ağartıcı ilaç deneyimli olan bir diş hekimi tarafından dişin üzerine yerleştirilir ve beyazlatma yapılacak dişlerin üzerine beyaz ışık kaynağıyla belirli bir süre ışık tutulur işlem bittiğinde ise beyaz bir gülümseme sahibi oluruz.

Home bleaching uygulanış şekli ise şu şekilde gerçekleşir; diş hekimi tarafında diş beyazlatmak istenen hastanın ağız ölçüleri alınır ve dişlerin üzerine tam oturacak ince plastik kalıplar çıkartılır. Bu özel kalıpların içerisine ilaç yerleştirilerek bu kalıbı beyazlatmak istediğimiz dişlerin üzerine en az günde 6-8 saat takmalıdır (tercihen uykuda). Evde diş tedavi ise ortalama olarak 1-4 hafta arasında gerçekleşir.

Diş İmplantı

İmplantlar, çene kemiğine monte edilen, vida şeklinde, diş kökü yerine geçen, titanyumdan yapılmış vidalardır. Çene kemiğinin içerisine yerleştirilen bu yapay diş kökleri ile kaybedilen dişlerin yerine getirilmesi sağlanmaktadır. Bu yapay köklerin üzerine de yeni dişler yerleştirilir. Malzemenin titanyum olmasının nedeni titanyumun doku ile uyum sağlayabilen bir metaryal olmasıdır. Dış implant tedavisinin başarısı, hastanın uzun yıllar kullanabilmesine bağlıdır. Bu başarıda etkili olan faktörler hastanın ağız sağlığına ne ölçüde dikkat ettiği, tedaviyi yapan hekimin tecrübeleri, implantın kalitesi ve tedavi planlaması olarak sıralanmaktadır.

En kaliteli implantlar nelerdir?

Dünya üzerinde 500'ün üzerinde implant markası vardır. Bunlar arasında uzun dönem başarılı hasta çalışmalarına sahip olanlar olduğu gibi büyük kısmı kopya edilerek üretilmektedirler. Hastaların kalite farkını anlamaların mümkün değildir. Ancak hekiminizden kullanılacak malzemenin markası öğrenilerek, araştırma yapılabileceği gibi başka hekimlerden de implant markası ile ilgili fikir alınabilir. Fiyat farklılıkların temelinde implant markasının uzun yıllardır uygulanıyor olması ve buna bağlı olarak uzun dönem hasta çalışmalarında başarılı olması yatar. Ar-ge çalışmaları da fiyat farkının nedenlerindendir.

Ne tür durumlarda uygulanır?

Diş eksikliklerinin giderilmesi sonucu, fonksiyon kazandırmanın yanı sıra estetik kazanımlarda söz konusudur. Tek ve birden çok diş kaybı olan durumlarda kullanılabilir. Ayrıca diş eksikliği sonucu ortaya çıkan çene kemiği erimelerinin de önüne geçmek amacıyla kullanılmaktadır.

Avantajları nelerdir?

Dış implant tedavisi geleneksel protez ve kaplamalara göre hem daha doğal hemde daha kullanışlıdır. Konuşma ve çiğneme fonksiyonu daha iyi ve kolay sağlanır. İmplant tedavisi ile çene kemiğinin madde kaybı engellendiği için yüz profilinde meydana gelebilecek değişikliklerin önüne geçmiş olunur. Düzelen çiğneme fonksiyonuna bağlı olarak daha dengeli beslenme sağlanmış olur. Daha önce oluşmuş mide problemleri varsa iyi çiğneme ile bu problem ortadan kalkar.

Kısaca dış implant tedavisi, dişlerini kaybeden hastaların doğal görünüm kazanmaları, daha rahat çiğnemelerini, konuşmalarını, gülmelerini sağlamaktadır. Yararları ve riskleri hakkında geniş bilgiyi hekiminizden alarak tedaviye başlanmalıdır.

Diş İmplatı Fiyatları

Yakın tarihe kadar çok pahalı olan diş implant tedavileri, teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık eskisi kadar maliyetli değil. Ancak dış implatı fiyatları kullanılan malzemenin kalitesine göre geniş bir fiyat aralığında değişmektedir. İmplant tercihini yaparken hekiminizin yönlendirmesiyle hareket etmeli ve ona güvenmelisiniz. Hastalar hekiminin garanti edeceği malzemeleri tercih etmelidir.

Diş implant fiyatları neye göre değişir?

Hekim tarafından tedavide kullanılan mazlemelerin markasına göre değişmektedir. Bugün günümüzde 500-600 civarı marka bulunmakta olup bu markaların çok kopya ürünlerdir. Kaliteli implant markaları uzun yıllar hasta tedavisi yürütülmüş olanlarıdır. 10 yıl bandında hastaların kullanımına bağlı olarak implantların kullanımı mümkün olabilmektedir. İmplant fiyatların o marka için yapılan ar-ge çalışmalarıyla da değişmektedir. Örneğin uzun süredir kullanılan ve başarı süresi usun olan markalar tercih edilmektedir.

İmplantların ömrü nasıl arttırılır?

Doğal dişlere verilen önemin implant yapılan dişlere de verilmesi gerekir. Bunun için ğız sağlığına dikkat etmek dişlerimizi düzenli fırçalamak önemlidir. İmplantların bakımında diş ipi ve ara yüz fırçası kullanımı da düzenli olarak her gece uygulanmalıdır.

Herhangi bir yan etkisi var mıdır?

Uzun araştırmalar sonucunda varılan sonuçla, vücudumuza yan etkisi olmayan, doku dostu titanyum maddesi implant tedavisinde kullanılmaktadır. Dolayısıyla vücudumuz titanyum ve benzeri materyalleri parazit üreterek reddetmesi söz konusu değildir. Tedavinin yan etkisi olmadığı gibi başarı oranı optimum şartlar sağlandığında %90 ve üzerine çıkmaktadır. Çene kemiğinin implant vidasını kabul edecek genişlik, uzunluk ve kalitesine göre her yaşta ki hastalara uygulanmaktadır.

Günümüzde diş hekimliği tedavisinde 21.yüzyılın buluşu olarak kullanılan implant tedavisi insanların daha doğal bir görünüme kavuşmaları, gülümsemeleri, daha rahat çiğnemeleri gibi birçok fayda sağlamaktadır. Dış implatı fiyatları için insan hayatına kattığı kalite karşılığında ödenen bedelin kıyaslanması hiçbir zaman doğru ve akılcı değildir.

Diş Çürükleri

Diş çürümesi, insan vücudunun en sert cismi olan diş minesini yok edebilecek güce sahiptir! Aşamalar halinde dişin bütün noktalarına saldırır ve çok ciddi sağlık sorunları yaratır.

Diş Çürükleri ve Nedenleri

İnsan vücudunda doğal olarak bakteriler bulunmaktadır. Çoğunun bir zararı yoktur ve başta ağız olmak üzere organlarımızın görevlerini yerine getirmesi için gereklidir.

Ağzın içinde bulunan bakteriler, tükürükler ve yemek artıkları diş yüzeyinin üzerinde bir araya gelir bu da plak oluşumuna sebep olur. Düzenli şekilde plağın temizliği yapılmazsa, plak diş minesine zarar verebilir. Sonrasında, eğer tedavisi yapılmazsa, diş çürümesiyle dişin daha derinlerinde bulunan dokular da zarar görebilir.

Çürüme Aşamaları

Diş çürüğü oluşumunda ilk başta herhangi bir ağrı çekmezsiniz. Belirtiler kolayca anlaşılmaz. Diş çürümesi, dişi kaplayan sert bir tabaka olan mineye zarar verir. Diş doktoru tarafından kontrol edilmezse fark edilemeyebilir. Diş çürümesi, dişin büyük kısmını oluşturan dişin temel tabakasına zarar verir. Bu aşamada dişiniz ağrımaya başlar. Diş çürümesi, dişin temel tabakasını tahrip eder. Sonrasında, dişin kan damarlarının ve sinirlerinin bulunduğu diş özüne yönelir. Bu enfeksiyon çok acı vericidir. Herhangi bir önlem alınmadığı takdirde, dişin çürümesi dişi kaplayan dokuyu(yani bağ doku) kemikleri ve diş etlerini etkilemeye başlar. Diş çürümesinin sebep olduğu acıdan çok daha fazlasına sebep olan diş apsesi ortaya çıkabilir ve diş dökülmelerine sebep olabilir.

Dişlerin çürümesinin başlangıç aşamalarında dişlerde tebeşire benzeyen beyaz lekeler oluşmaktadır. Bunlar, diş çürümesinin ilk belirtileri olmakla beraber bu lekeleri belirlemek de zor olur. Lekeleri tespit edebilmenin en sağlıklı ve etkili yolu diş hekiminizin kullandığı röntgendir. Dişler her zaman olduğundan daha hassas bir hale gelmişse veya herhangi bir acı hissediyorsanız hemen diş doktorunuza başvurmalısınız.

Diş Çekimi

Dişler çeşitli sebeplerle, ancak en çok hasta ısrarı ile çekilmektedir. Dişin çekimi günümüz diş hekimliğinde son olarak düşünülmesi gereken durumdur; ama halk arasında küçük bir ağrıda bile hemen çektirmeye eğilim vardır. Apse yapmış veya çürüğü büyümüş dişler ya da şiddetli ağrı yapan dişlerin acilen çekilmesinin gerekliliğine inanılır. Kanal tedavisi ya da dolgu işlemleriyle dişlerin kurtarılabileceğini hastalara anlatmak, ikna etmek oldukça zordur. Bazen ikna olmayan hastaların ısrarları sonucunda uzun süre ağızda kalabilecek herhangi bir diş çekilebilir. Dişinizin çekimine karar verebilmek gerçek bir hekim açısından zordur. Sizlerin de dişlerinizi kolayca teslim etmemeniz gerekir. Ancak çektirmek zorunda kalırsanız dikkat etmek gereken unsurlar da vardır.

Diş Çekimi

Çekim sonrasında hekim tarafından çekilen yere yerleştirilen pamuk ya da gazlı bezi 20-25 dakika ısırın. Tampon, çekim boşluğunda oluşan kanamayı durdurmak, sağlıklı bir iyileşmeyi gerçekleştirmek için olan kan pıhtısı oluşumunu sağlar. Tampon sık değiştirilirse pıhtı oluşumunu engeller. Pıhtı, boşluğu doğal bir tampon gibi kapatır, boşluğun ileride kemik yapısıyla dolmasında gerekli ön hazırlığı yapar. Pıhtının oluşmasını engeller ya da dikkat etmeniz gereken noktalara dikkat etmeyerek pıhtı kopartılırsa yaranın iyileşme süreci bozulur ve ağrılı bir sürece girersiniz. Çekim sonrasında ağrınız olursa aspirinden başka ağrı kesici almalısınız. Aspirinin, kanı sulandırıcı özelliği olduğundan kanama başlatıp pıhtılaşma olayına engel olur.

Kanamalar Normaldir

Çekim sonrası 24 saat kadar süren sürede sızıntı şeklinde gerçekleşen hafif kanama normaldir. Çekim sonrasında yoğun kanamanız olursa temiz bir pamuğu yarım saat kadar bölgeye tampon olarak uygulayın. Kanamanız kesilmezse, aynı hızla devam ederse doktorunuza başvurunuz. Doktora ulaşılamıyorsa pamuk daha uzun süreler ısırılarak kanama kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır. Tamponu çok sık değiştirip, ağzınızı çalkalayıp çekim bölgesinin daha fazla kanamasına sebep olmayınız.

Bugün bir iyilik yap, bu yazıyı arkadaşlarınla paylaş :
Bu yazıdan para kazanabilirsin

BU YAZIYI OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YORUMLAR

    Bu yazıya daha önce hiç yorum yapılmamış.
    İlk yorumu sen yap!

Yorum yap

Geçersiz bir mail adresi girdiniz. Lütfen tüm zorunlu alanları doldurun. *

Yandex.Metrica